Edebiyat | Ben, Robot: Bilim Kurgu Öyküleri ve Ötesi


Ben, Robot; İthaki yayınlarından alınıp okunmasını tavsiye ettiğim bilim kurgu kitaplarından. Özgün adı; I, Robot. İthaki yayınlarının bilimkurgu klasiklerinin on yedinci kitabı olma özelliğini taşıyor. Türkçe çevirisini Ekin Odabaş yapmış. Çeviriyi gayet başarılı buldum. Zaten İthaki yayınları olduğu için hiç düşünmeden alabilirsiniz kitabı. Hacim olarak yaklaşık 240 sayfalık bu kitabı üç günde kolaylıkla bitirirsiniz, hatta o kadar akıcı ki daha kısa sürede bile kitabı okuyup bitirebilmeniz mümkün. Ben şahsen bazı kitapları sırf tavsiye edildiği için alıp okurum, içeriğini pek araştırmam. Sonuçta tavsiye edilmiştir ya da klasiklerdendir. Bir kitap eğer klasiklerdense konusuna bakmadan direkt okurum. Efsane yazar Isaac Asimov'un kaleminden çıkma Ben, Robot adlı bu kitaba başlamam da böyle oldu. Kitabı okumaya başlayıncaya dek, onun aslında kısa öykülerden oluşan bir çeşit bilim kurgu romanı olduğunu bilmiyordum.

Aslında bu kitap için doğrudan roman denmeli mi onu da bilmiyorum. Bir bakıma roman gibi de... Ama daha çok "gelişmiş bir dünyada yaşayan ve bu gelişmiş dünyanın mesleklerinden birine sahip olan bir insanın başından geçen tecrübelerin ayrı ayrı hikâyeler şeklinde anlatıldığı bir anılar albümü" de diyebiliriz. Çünkü kitabın en başında dönemin robopsikoloğu Suzan Calvin ile yapılan röportaja yer veriliyor ve Suzan Calvin'in anlattığı (bizzat kendisinin şahit olduğu tecrübelerinden örülü) kısa hikayeler kitabın içeriğini oluşturuyor.


Suzan Calvin de pek tabii kitabın içindeki bir kurgusal karakter. Ancak kitapta yer verilen öykülerin baş kahramanları da var. Öyküler Suzan Calvin'in hayal ürünü değil, yaşamının kesitleri, tecrübe ettikleri ve etkilendiği robot olaylarından oluşuyor.

Robot olayları belki komik bir tabir oldu. Ama kitaptaki bu durumu nasıl açıklayacağımı henüz kestiremiyorum. Kitapla ilgili en temelde bilinmesi gereken robotların üç yasası olduğu. Kitaba göre Üç Robot Kanunu bulunuyor. Bu kanunun maddeleri şöyle:

1- Robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
2- Robotlar, Birinci Kanun'la çakışmadığı sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
3- Robotlar, Birinci ya da İkinci Kanun'la çakışmadığı sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır.

İşte bu kuralları esas alarak icat edilen ve programlanan robotlar akla hayale gelmeyecek olayların oluşmasında en büyük etkenler haline geliyorlar. Kitaptaki öyküler o kadar zekice kurgulanmış ki yazarın zekasına hayran olmamak elde değil. Zaten Asimov bilim kurgu alanında dev yazarlar arasında yer alıyor. Bu öyküler de onun zekasının bir sonucu olarak ortaya çıkmış.

Kitapta yer alan öykülerin adları ise şöyle: Robbie, Kovalamaca, Mantık, Tavşanı Yakalamak, Yalancı, Kayıplara Karışan Robot, Kaçış, Kanıt, Önlenebilir Çatışma.

Kitaptan uyarlanan şöyle bir film de bulunuyor. 2004 yılında çekilmiş bu filmin başrollerini Bridget Moynahan ve Will Smith paylaşıyorlar. Ne yalan söyleyeyim, Ben, Robot kitabını elime almadan önce ilk filmini görmüştüm. İzlememiştim, sadece görmüştüm ve komik gelecek belki ama filminin isminden ve baş karakteri (Del Spooner) Will Smith'in canlandırmasından ötürü farklı şeyler düşünmüştüm. Fragmanını tam izlemesem de baş karakter Del Spooner'ın aslında bir cyborg olduğunu falan sanmıştım. Filmin adının da bu yüzden "Ben, Robot" olduğunu sanmıştım. Tamam vurmayın. O zamanlar bunu bilmiyordum. Ama filmin aslında kitaptan kurgulandığını ilk öğrendiğimde filme bakmadan önce derhal kitabı okudum. Sonra kendi kendime şöyle düşündüm: "Yahu bu kitabı nasıl filme çevirmiş olabilirler ki? Kurgusal olarak bir kere imkansız." Sonra filmi izlediğimde taşlar yerine oturdu: Evet, Üç Robot Kanunu filmde de var ve evet, (henüz genç olsa da) filmde Suzan Calvin karakterini de görüyoruz. Ama olay tamamen farklı ve kitapta yer alan öykülerden bağımsız.


Açıkçası film bilim kurgu ögeleri taşımasının yanında bence fantastik ögeler de barındırıyor. Yani filmde Asimov'un düş gücünden daha uzak bir olay örgüsü gördüm ben. Hatta yanından bile geçmiyor diyebilirim. Filmden sonra iyi ki kitabı önce okumuşum dedim kendime. Okuyacaksanız, siz de öyle yapın. Tavsiyemdir. :) Bu arada Ben, Robot kitabının tam analizini yapamadım, buna kalemim henüz yetmez, ama bunun için internetten pek çok yazı bulabilmeniz de mümkün.

4 yorum:

  1. Ben Robot filmini izlemiştim ve çok beğenmiştim. Yorumunuzdan sonra kitabı okumaya karar verdim. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Yapay zeka ve robotların gelecekteki yerinin tartışıldığı bu günlerde ilgi çekici geldi bana bu roman. Paylaşımınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.