Çocuk Edebiyatı | Gazoz Kapakları Birliği



Buraya yazmayalı uzun süre olmuş. Bu aralar biraz yoğunum, ama fırsat buldukça yazmaya da devam ediyorum. Çocuk Edebiyatına ilgi duyduğumu sanırım önceki yazılarımda da belirtmiştim. Roald Dahl gibi dev isimleri de takip ettiğimi ve okuduğumu da söylemiştim. Gerçi şu sıralar kitap okumakta da zorluk çekiyorum; kış aylarında zaten gündüzler kısa olduğu için bir koşuşturmaca oluyor, onun üzerine bir de iş hayatı ve sorumluluklar da eklenince kitap okumak bazen hayal olarak kalabiliyor. Umarım şu aralar kendimle yaptığım savaşı kazanabilirim. (Tabii dualarım bütün kitap aşıklarına.) Ama sanırım ben kitap okumak konusunda kendimi biraz daha ehlileştirmeli ve deyim yerindeyse dizimi kırıp kitapların başına oturmalıyım. Yaz tatilinde günde 150 sayfa okuduğum bile olmuştu; bu benim için harika bir gelişmeydi. Ne var ki şu sıralar günde 20 sayfayı zor okur hale geldim. Umarım bu sorunu en kısa zamanda halledebilirim. 

Her neyse, biz konumuza dönelim. Gazoz Kapakları Birliği elime bir alışta bitirdiğim bir kitap oldu. E bi zahmet. Zaten çocuk kitabı olduğu için pek kalın değil. Ama çocuk kitapları deyip geçmeyin. Özellikle de Roald Dahl ve Samed Behrengi gibi isimlerin yazdıkları eserlerle yalnızca çocuklara değil, büyüklere de dersler verdiğini düşünüyorum ve altını çizerek söylüyorum böyle eserleri büyüklerin de okuması gerekiyor bence. Büyük puntolu yazılar olabilir ama hepsi okunası hikâyeler. Üstelik kitap okuma alışkanlığı kazanmaya çalışan (özellikle de bendeniz gibi) insanlar için bu eserler eşi bulunmaz oluyorlar. 


Gazoz Kapakları Birliği de Çocuk Edebiyatına büyük katkı sağladığını düşündüğüm nadide eserlerden. Zaten kitabın yazarı benim hocam olur. Bu açıdan çok talihliyim. Kalemi sıcak, samimi ve içten bir yazar. Kelimelerini okurken kendinizi birden olayın içinde buluyorsunuz. Akıcı anlatımıyla insanı kendisine çekiyor. Bu son dediğimin altını çizdim dikkat ettiyseniz. Akıcı bir anlatımı var Arzu Kadumi'nin. Bu şüphe götürmez bir gerçek. Üstelik her bir kelimesi ayrı bir önem taşıyor; yani her kelimenin hakkını veriyor yazar. Öykülerindeki kelimeler gerçekten de durduğu yerde durmalı diye düşünüyorsunuz okurken. Her cümle ince elenip sık dokunmuş ve bütün sorularınıza cevap olmuş şekilde karşınıza çıkıyor ve şöyle düşünüyorsunuz: "Bir insan bir cümle içerisinde nasıl bu kadar çok şey anlatabilir?" Aslında o azlıkta bile bir çokluk var. Okurken bunu her zerresinde fark edebilmeniz mümkün. Yazarın Çal Bahtiyar adlı eserini okurken de tek düşündüğüm buydu. Bir kısa hikâyede nasıl böylesine büyük bir dünya gizli olabilir? Bir cümlede nasıl bu kadar çok şey anlatılabilir? Üstelik hem bu konuda usta olup hem de nasıl akıcılık korunabilir? Kelimeleri zeki bir ustalıkla yoğurabiliyor Arzu Kadumi. Bir yazarın işi de kelimelerdir zaten. Kısa öyküde bu kadar muhteşem olabilen biri gerçek bir yazardır şüphesiz. 

Benim maalesef kısa öykü yazabilecek bir ustalığım yok. Ama kısa öykü okumuşluğum da var. Her ne kadar bu alanda yazamasam da fırsat buldukça öykü okumaya çalışıyorum. Gazoz Kapakları Birliği de şu ana kadar okuduğum en harika öykü kitapları arasında ilk başı çeker. İçerisinde altı adet öykü bulunan bu çocuk kitabında en sevdiğim öyküler; Dostum Kaliko ile Küçük İncir Kuşu adlı öykülerdi. Okudukça insanın okuyası geliyor ve kitap bittikten saatler sonra bile tadı damağınızda kalıyor. 

8 yorum:

  1. Ben de yeğenlerime aldığım kitapları önce kendim okuyup öyle verirdim. :)
    Ama şimdi büyüdüler artık. Kitap almak için başka çocuklar bulmalıyım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aynen öyle, önce kendim okuyup sonra veriyorum kitapları ya da onların aldıklarını merakla okumak istiyorum. Tabii böylece okumam gereken kitapların sayısı da artıyor ve birikiyor ama yine de günün birinde okuyacağıma dair söz veriyorum kendime, umarım bu sözlerimi tutabilirim. :)

      Sil
  2. Bazı çocuk kitapları konusunda size katılıyorum. Bu kitapları okumaya aslında büyüklerin çok daha fazla ihtiyacı var. Küçük Kara Balık, Küçük Prens, Momo .... ve daha bir çoğunun büyüklere söyleyeceği çok şey var. Bu tarz çocuk kitaplarına meraklı biri olarak Gazoz Kapakları Birliği yazınızdan sonra mutlaka okuyacağımın. Devamını bekliyoruz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Momo'yu ne zamandır okuyacaktım, iyi ki hatırlattınız, okunacak kitaplar listemin en başlarına iliştireyim ben onu. Yorumunuz için de teşekkür ederim, sizin yorumlarınızı görmek beni bilhassa sevindiriyor. :)

      Sil
  3. Çocuk kitaplarını okumayı severim. Eğlenceli oluyor. Çok keyif alıyorum. İnanın büyüklerin de öğrenecek çok şeyi var bu kitaplardan. Yazınız için teşekkürler. Listeme ekledim kitabı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında 8-10 yaş arası için ideal ve büyük puntolu bir kitap olsa da bence tadımlık öyküler var içinde. Yazarın Çal Bahtiyar isimli öykü kitabını da şiddetle tavsiye ederim. :)

      Sil
  4. Güzel bir yazı olmuş teşekkürler.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.