Fasih Arapça Şarkı | Aldırma (Let It Go)

أطلقي سركِ

Aldırma (Let It Go)

Şarkı Sözleri

Youtube internet sitesine Let It Go Arabic Lyrics yazdığınızda karşınıza böyle bir video çıkacaktır. Let It Go şarkısı malum Frozen (Karlar Ülkesi) filminden bir sahne olduğu için şarkının da pek çok dilde dublajı mevcut. Bu filmin Fasih Arapça olarak dublajının olması da ayrı güzel. Her ne kadar filmin yarısını şarkı ve klipler oluştursa da... E netice de müzikal bir film.

Ben burada şarkı sözlerini hem Arapça hem Türkçe hem de İngilizce olarak sizlerle paylaşıyorum. Bu şarkı sözlerinin dışında bir de en sonda ayrı bir klip paylaşacağım. Bu klip, şarkının farklı versiyonlarının birleştirilmesiyle oluşmuş, vidyonun içinde yaklaşık 25 dil bulunuyor. Ne yazık ki klipte Türkçe ya da Arapça versiyonu mevcut değil, ama şarkısözlerinin ardından böyle bir videoda paylaşayım dedim.Şimdi sizleri sözler ile baş başa bırakıyorum:


الثَّلْجُ الليلة كالصَّحْرَاء .. لَمْ تَلْمَسْهُ اَقْدَام
(esselcu’lleylete ka’ssahra… lem telmeshu agdâm)
The snow glows white on the mountain tonight, not a footprint to be seen.
Parıldıyor kar taneleri, Bütün izler silinmiş. (Hiç ayak basılmamış)

مَمْلَكَةٌ لِلْحَيَارَى .. أَحْكُمُهَا بِسَلاَم
(memleketun lilhayara… ahkumuhâ biselâm)
A kingdom of isolation and it looks like I'm the queen
Bir soyutlanma krallığı, Bense sanki prensesim. (Barışla yönetiyorum)

اَلرِّيحُ تَعْوِي مِثْلَ الْعَاصِفَةِ دَاخِلِي
(errîhu ta’vî misle’l asifati dâhili)
The wind is howling like this swirling storm inside
Rüzgâr uluyor, coşan fırtına gibi. (içimdeki fırtına gibi)

كَيْفَ تَخْتَفِي .. حَاوَلْتُ جَاهِدَة
(keyfe tahtefî… hâveltu câhide)
Couldn't keep it in, heaven knows I've tried
Durduramadım, oysa denedim

لا تَكْشِفِي سِرَّ الْجَلِيد .. كُونِي كَمَا شَعْبُكِ يُرِيد
(la tekşifî sirre’lcelîd.. kûnî kemâ şa’buki yurid)
Don't let them in, don't let them see, be the good girl you always have to be
Aman sakla, görmesinler, Seni iyi birisi sansınlar (halkının istediği gibi ol)

تخْفِي الْاحْسَاس .. كَىْ يَجْهَلُوا
(tufi’l ahsâs… key yechelû..)
Conceal, don't feel, don't let them know
Ört hisleri, bilmesinler

قَدْ عَرَفُوا
(gad arafû…)
Well, now they know
(ama şimdi) biliyorlar


اَطْلِقِي سِرَّكِ .. لَنْ أَتَحَمَّل الْعَذَاب
(etligî sırraki… len etehammeli’l’azâb)
Let it go, let it go! Can't hold it back anymore
Aldırma, aldırma! Engel olamıyorum (katlanamıyorum)

اَطْلِقِي سِرَّكِ .. اَغْلِقِي خَلْفَكِ الُاَبْوَاب
(etligî sırraki… eğligî halfeki’l ebvâb)
Let it go, let it go! Turn away and slam the door
Aldırma, aldırma! Uzaklaşmak istiyorum (ardındaki kapıları kapat)

لا اخْشَى كُلَّ ما سَيُقَال
(la ahşâ… kule mâ seyugâl)
I don't care what they're going to say
Fark etmez, varsın konuşsunlar (söyleyecekleri şeylerden korkmuyorum)

اَطْلِقِي الْعَنَان
(etligi’l ’anân)
Let the storm rage on
Sürsün fırtına!

اَلثَّلْجُ لا يُشْعضِرُنِي بِاكْتِئَاب
(ethelcu lâ yuş’irunî biktiâb)
The cold never bothered me anyway.
Soğuk neyse beni hiç üzmedi


اَلْمُشْكِلَاتُ سَتَصْغُر لوْ نَرَاهَا مِنْ بَعِيد
(elmuşkilâtu setesğur… lev nerâhâ min beğid)
It's funny how some distance makes everything seem small
Biraz uzaktan cisimler küçük görünürler (eğer uzaktan bakarsak sorunlar küçülür)

وَالْخَوْفُ الَّذِى تَمَلَّكَنِي .. لَمْ يَعُد مِنْهُ مَزِيد
(ve’lhavfu’llezî temellekenî… lem yeğud minhu mezid)
And the fears that once controlled me can't get to me at all
Beni yöneten korkular bana erişemezler

قَدْ حَانَ الْوَقْت لانتصارات .. كَىْ اَخْتَبِرَ كُلَّ الْقُدْرَات
(gad hane’lvakt li’ntisarat… key ehtebira kulle’lgudrat)
It's time to see what I can do to test the limits and break through
Gücümü deneme vakti. Sınırları, gelişmeyi

بِلا حُدُود تَمْنَعُنِي.. امْضِي
(bilâ hudûd temneunî… imdî)
No right, no wrong, no rules for me; I'm free.
Doğru, yanlış, bir kural yok. (beni engelleyen hiçbir sınır olmadan) Özgürüm.

اَطْلِقِى سِرَّكِ .. تَوَحَّدِي مَعَ الْاَكْوَان
(etligî sırraki… tevehhedî meğa’l ekvân)
Let it go, let it go! I am one with the wind and sky
Aldırma, aldırma! Rüzgârın ve göğün yanında

اَطْلِقِى سِرَّكِ .. لَنْ اَبْكِيَ بَعْدَ الْآن
(etligî sırraki… len ebkiye beğde’l ân)
Let it go, let it go! You'll never see me cry
Aldırma, aldırma! Ağlamayacağım asla (bundan sonra)

اَرْضِي هنا .. وبها سَأَبْقَى
(erdî huna… ve biha se ebgâ)
Here I stand and here I stay
Burdayım, yaşam burda

اَطْلِقِي الْعَنَان
(etligi’l’anân)
Let the storm rage on
Sürsün fırtına


فَقُوَّتِي تَسْرِي من الهواء إلى الصُّخُور
(feguvveti tesri mine’lhevai ile’ssuhur)
My power flurries through the air into the ground
Gücüm toprağı sel gibi kaplamakta

وَ رُوحِي كَلَوْلَبٍ ثَلْجِى يَلْمَعُ مِثْلَ النُّور
(ve ruhî kelevlebin selci yelme’u misle’nnur)
My soul is spiraling in frozen fractals all around
Ruhum daireler çiziyor değişken yapıda

وتَتَبَلْوَرُ فَتَكُونُ قَذِيفَة مِنْ جَلِيد
(ve tetebelveru fetekunu gazifeten min celid)
And one thought crystallizes like an icy blast
Bir düşüncem bile her yeri dondurur

أنا حَتْماً لَنْ أَعُود .. المَاضِي بَعِيداً صَار
(ene hatmen len eğud… elmadî beğiden sâr)
I'm never going back, the past is in the past
Geri dönmem asla, geçmiş çok uzakta

لَنْ يَعُود .. لَنْ يَعُود
(len yeğud.. len yeğud)
I'm never going back. I'm never going back.
Aldırma, aldırma (Dönmüyorum, dönmüyorum)

وسَأُشْرِقُ مِثْلَ النُّور
(ve seuşrigu misle’n-nûr)
And I'll rise like the break of dawn
Ruhum yeniden doğmakta

لَنْ يَعُود .. لَنْ يَعُود
(len yeğud.. len yeğud)
I'm never going back. I'm never going back. (Let it go. Let it go.)
Aldırma, aldırma

فَقَدْتُ بَرَائَتِي
(fegaddu berâetî)
That perfect girl is gone.  (I've lost my innocence.)
Kusursuz kız yok burda

ها أنا الآن أَقِفُ أمام النَّاس
(ha ene’l ân… egifu emâme’nnâs)
Here I stand in front of the people. (in the light of day)
Burdayım, ben karşınızda

وسط الرِّيَاح
(vasada’rriyâh)
Let the storm rage on (among the storms)
Sürsün fırtına

اَلثَّلْجُ لا يُشْعِرُنِي بِاكْتِئَاب
(esselcu lâ yuş’irunî biktiâb)
The cold never bothered me anyway.
Soğuk neyse beni hiç üzmedi


Bir de bu lyric dışında sırf başka versiyonlardaki söyleniş biçimlerini görmek istersiniz diye aşağıya bir video bırakıyorum. Ben bu videoyu çok beğendim. Gönül isterdi ki içinde hem Arapça hem de Türkçe versiyonları da bulunsun (normalde var ama videoda yok), ama olsun, bu videodaki Japonca, Korece ve Çince (özellikle de Japonca) varyasyonlarını da sevdim ben. Bu arada Malaycaya çok da aşina değilim ama Malay şarkılarının çoğu kulağıma hoş geliyor, burada da Malayca versiyonu çok hoşuma gitti. Sizin de (özellikle dilcilerin) keyifle dinleyeceğinizi düşünüyorum.




2 yorum:

Blogger tarafından desteklenmektedir.