Karalama | KPSS Mülakat Nasıl Geçti?



Hem dikkat çekici hem de anormal bir başlık olduğunun farkındayım. Hani sorarlar ya bir sınavdan çıkınca "Sınavın nasıl geçti?" diye... Bütün bunlar, bıkıp usandığımız söz yığınlarına dönüştüğünde, işte o zaman değil sadece KPSS, diğer bütün sınavlardan arta kalanların birikimi oluyor bu laflar. Sonra kötü anılar yığınına dönüşüveriyorlar. Hatırlamaya bile gerek duyulmayan o içler acısı an kırıntıları... Evet, bu tür sorulardan bahsediyorum, yanlış anlaşılmasın, sınavlardan değil. Ama birazdan sadede geleceğim zaten.

Bu yazımın ilk birkaç paragrafını öncelikle defterime yazıyorum. Daha sonra da buraya... Çünkü anlatacak çok konu biriktiğini düşünüyorum özellikle de bu alanda. Bu düşünce birikintisinin beynimde ufalanıp gitmesine gönlüm razı gelmez. Düşünceler uçmadan yazıya dökülmeli ve kalıcılığı sağlanmalı çoğu zaman.

Sadede gelecek olursam şunları söylerim: Bugün 22 Aralık 2018. Yani KPSS Mülakat günü(ydü). Devlet memuru olmaya can atan biri değilim, (belki biraz da dış baskılar nedeniyle -diyelim-) bugünün sabah vakitlerinde ben de mülakata giren tayfanın arasındaydım. 


Az kalsın "mülakatzede" diyecektim ama son anda vazgeçtim. Çünkü kimilerine göre bu zedelik durum, bana göre işkence değil; aksine hayatı eğitim mecralarında yakalamaya çalışan biri olarak, tıpkı diğer sıradan günlerden biriydi bugün benim için.

Üniversite dönemimde muhadese dediğimiz pratik sözlü sınavları için az kuyruk olmadık öğretmenlerimizin odalarının kapılarında... Ya da... Nice iş görüşmelerine gidip nice yüzlerin karşısında az oturmadık... Yani aşinayız az çok.

Bütün kapıları çaldığımı söyleyemem iş anlamında, ama yine de öyle hissediyorum. Ve açıkçası Arapça öğrenim hayatımdan sonra yabancı dili daha çok kullanabileceğim bir iş istediğim için devlet memurluğunu hep en sona ertelemiştim. Tem amacım bu değildi çünkü. Ve aslında daha doğrusu... En çok istediğim hedefim de bu değil. Yanlış anlaşılmasın, öğretmenlik benim için harika ötesi bir meslek; ama devlet memurluğu için aynı şeyi söyleyemem. Yine de denememiş olmayalım diye bu sene KPSS lisans sınavına ilk defa girdik.

Sınava girince mülakat da kaçınılmaz oldu benim için. Belki de heyecanlı olmam gerekirdi. Ve belki de... Bu hayatta tek bir hedefe bel bağlamadığım için rahattım. Yalnız "rahat" kelimesi biraz cılız oldu. Sanırım "aşırı rahattım" demem daha doğru olur. Bunun nedenini de eğer unutmazsam birazdan iyice açıklamayı planlıyorum. Ama önce bu yazının başlığındaki sır perdesini aralamalıyım.
Eğitim hayatım boyunca gördüğüm, tanık olduğum ve ne yazık ki aşina olduğum birtakım karakterler oldu. Sınavdan hemen önce harıl harıl çalışan, sınav anı gelip çatmadan dakikalar -evet, hatta saniyeler önce-, yani sınava sadece biraz zaman kala çalışkan-zeki öğrencilerin peşini bırakmayan o öğrenciler ve hatta sınav çıkışında sorular hakkında konuşarak geçip giden sınavı sanki geri alacaklarmışçasına ah vah çekenler beni eğitim hayatından soğuttular.


Nitekim mülakat çıkışında da sınav hakkında soru soran bazı insanlar oldu, onlara o an soruları hatırlamadığımı söyledim. Aslında yalan da değildi. O psikoloji ile -sıcağı sıcağına- soruların hepsini hatırlamanız imkansız olabiliyor. Ben bu manzaraların üniversitenin ardından biteceğini düşünerek büyük bir yanılgıya kapılmışım: Mülakatıma az bir zaman kala telefonundan çıkmış sorulara çalışmaya çalışan ve her kapıdan çıkana "Ne sordu?" diye parlayan kızların arasına denk geldi koltuğum ve maalesef tekrar üniversite yıllarımdaki o acı anıları yaşamak durumunda bırakıldım; neticede sınav çıkışında da aynı sorular ve aynı bitmeyen sahteci bakışların geçici arkadaşı kıvamına bürünmek zorunda bırakıldım. Bi bitmediniz derler ya hani; işte tam da hissettiğim oydu o kapı başında bekleyen kızlara bakınca. Ama Yüce Allah'tan onlar için tam bir hidayet diliyorum. Umarım öğrenme sürecinin yalnızca sınavdan birkaç dakika önce ve birkaç dakika sonrası ile sınırlı olmadığını bir gün anlayabilirler.

İşte bu tip öğrenciler, genellikle sınava çalışmayı son ana bırakır. Ne yalan söyleyeyim, ben de yıllarca öyle yaptım. Ama kendimi bu kefeye koymuyorum. Belki sınava son birkaç dakika kala yine kağıtlara ve notlara sarılmışlığım da olmuştur, yalan söylemeyeyim şimdi. Ama genellikle bu zamanlarda kendimi topluluktan soyutlamaya çalışırdım. Özellikle de sözlü sınavlarından sonra beni soru yağmuruna tutan ve hatta sorulardan kaçmamam için koluma sarılan nice arkadaşım oldu. Onların bu eylemlerinden nefret ettim. Bir insan kendine bu işkenceyi neden yapar ki? O anda öğrensen bile, gelecekte bu ne işine yarayacak? Zamanında dersi neden dinlemedin de şimdi başkalarına eziyet ediyorsun? İşte böyle anlarda içimden bu düşünceler geçerdi. Ben sınavlardan değil, işte sırf bu yüzden sınav giriş ve çıkışlarından nefret ettim. Ve özellikle de sorulara maruz kalmamak için sözlü sınavların ardından hızla sırra kadem basmayı tercih ettim.

Belki de onların aceleci, perişan, heyecanlı halleri benim bütün heyecanımı da söküp almıştır. Aslında bana bu rahatlığı verdikleri için bu tür arkadaşlara teşekkür etmeliyim belki de. Bilemiyorum.

Eskiden, televizyonlarda, internette atanmayı bekleyen nice öğretmen adaylarının resimlerine, videolarına vs. bakar ve hiçbir şey anlamazdım. Neden bu insanlar heyecanla bir şeyleri bekliyorlar. Atanamamaları hayatlarının bitmesi anlamına gelmiyor ki? İşte böyle diyordum. Ama duruma hiç onların tarafından bakmamışım. Öğretmenlik her ne kadar kutsal olsa da ve öğretmeyi öğrenmenin en ideal adımı olarak bellesem de aynı şeyi devlet memurluğu için söyleyemiyorum, çünkü onun çok daha ötesinde bir hayalim var. Aslında pek çok hayalim var ve bu hayallerimin ilk on listesinin içinde devlet memurluğu yer almıyor. Bir amaç değil, benim için bir araç bu. Ama atanmayı dört gözle bekleyen o insanlar demek ki hayatlarının merkezine bu memurluk mesleğini yerleştirmişler.

O yüzden Allah'tan onlar için en hayırlısını diliyorum. O bizim kalplerimizi bizden iyi bilendir! Öğretmenliğe olan ilgim yazma tutkumun ötesine geçemese de...eğer mülakatım olumlu sonuçlanır da öğretmen olursam tabii ki işimin hakkını vermek isterim...ama umarım mülakatı geçeceğim diye diğer insanların vakitlerini sabote edenler, sınava iyi hazırlanamadığı için insanları son dakika kurtarıcısı olarak kullanmaya çalışanlar, sınavdan çıkar çıkmaz insanları soru yağmuruna tutanlar ve sınava çalışmak yerine sınav anında başkasının kağıdına bakmak suretiyle kopya çekerek bilgi hırsızlığı yapanlar gün gelip de silkinerek kendine gelebilirler...

4 yorum:

  1. Kpss ve mülakat tezgahından geçip memur olmuş, ilk yıllar işini çok seven, zamanla yaşadıkları ve gördükleri karşında heyecanını kaybeden biri olarak size öylesine çok katılıyorum ki. Uzun yıllar sonra memuriyetimin; hayallerimin, ideallerimin üzerindeki tahribatı anlatamam. Ama insan,bazen mecbur kalıyor, istemediği işleri yapmak zorunda kalıyor işte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Mecbur kalınca yaptığın işi sevmenin yollarını bulman gerekiyor.
      Tekrar altını çizerek söylüyorum benim için öğretmenlik en kutsal mesleklerden. Lakin iş devlet memurluğu olunca ne yalan söyleyeyim kaçıp gidesim geliyor. Sanki devlet memuru olunca hakkını veremeyecekmişim gibi de hissediyorum.
      Ama her şeyin en hayırlısı olsun hepimiz için. Biz de -dış başkıların da etkisiyle- vardır birhayır diyerek 'Bismillah' dedik bu işe adım atarken... Bakalım yolun sonu bizi nereye çıkaracak...

      Sil
  2. Devlet memurluğu adamı her anlamda köreltiyor sanki. İdealist olup bu özelliğini kaybetmeyenler de muhakkak vardır...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O konuda kesinlikle katılıyorum. Sözüm zaten meclisten dışarı. Şu an ücretli öğretmenlik yapıyorum ve gördüğüm harika öğretmenler var. Keşke hep böyle öğretmenler olsa...
      Ben ne yazık ki kendimi o öğretmenlerden sayamıyorum pek, yani bir şeyleri doğru yapmaya çalışıyorum ama sanırım gerçek bir öğretmenin tırnağı bile olamam. Formasyon anlamında Rasulullah'ın davranışlarını örnek almaya çalışsam da hep bir şeyleri yanlış yaptığımın bilincinde oluyorum. Belki ders esnasında direkt hatamı algılayamıyorum ama demek ki düşe kalka öğreneceğiz...

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.