Karalama | Bir Yığın Kararsızlıklar, Bir Karar


En çok neyden bunalır insan? Başıboşluktan mı? Düşüncesizlikten mi? Yoksa fazla düşünmekten mi sıkılır? Özellikle de günümüz insanının problemi nedir? Erken kalkamamak mı? Çalıştığı işi sevmemesi mi? Yoksa kendisine vakit ayıramaması mı? Belki de hepsi birden. Evet, bu daha iyi bir tespit olurdu. Belki fazlası var eksiği yok, demeliyim.

Küçükken, sanki kafamızın içindeki her şey netleşmiş gibi sorarlardı ya hani: Büyüyünce ne olacaksın? diye ve ben de belki de herkes gibi büyüyünce her şey olacakmışım. Her bir şeyi söylermişim. Aklıma gelen her mesleği. Aynı anda değil ama. Günler geçer, fikrim değişirmiş. Nitekim üniversitede bile fikrim değişmişti ve nitekim hâlâ da zaman zaman değişiyor. 

Durup kendime soruyorum zaman zaman. Aşırı kararsızlıktan mı oluyor bütün bunlar? Kafamdan gelip geçen düşünceler yığını neden? Neden insanlar da dünya gibi dönüp duruyor günlük yaşamlarında. Bir durmuyor. Durgunlaşmıyor. Dinginleşemiyor yıllara inat ya da zamana. Her şey geçip gidiyor, kararlarımız da öyle. Neredeyiz? Ne istiyoruz? Çözemiyoruz. Çözebilmek güç.



Belki de dış baskıların esiriyiz de haberimiz yok. Dışarıdan birileri itekliyor düşüncelerimizi. Bizi biz olmaktan çıkaran bir kımıltı hissediyoruz şakaklarımızda. Her gün yönlendiriliyoruz bir şekilde. Kanıksamayı da öğreniyoruz. Kanıksadıkça biz olduğumuzu unutuyoruz. Aslında ne istediğimizi unutuyoruz. Unutmak da insan kelimesinin deşifre edilmiş hali işte.

Belki kırk yaşına kadar bile ne istediğini bilen çıkmayabiliyor. Tam olarak yönlendirilmekten mi bu acaba? Keşke keşkeler hiç olmasaydı hayatımızda. Bu yüzden... Ne yapmak istiyorsak yapmalı bir an önce. Uygun saat aranmamalı saatler bize düşmanken. Zamanla dost olmayı bilmeli oysa. Sen sen olduğunu bilmelisin. Ne olduğunu.... Hiçbir baskı altında kalmadan kabul edilmeli hayaller ve sadece kabul edilmekle kalmamalı. 

Hani imkansız hiçbir şeydi. Ya da tam tersi: Hiçbir şey imkansız değildi.

8 yorum:

  1. Çok güzel bir anlam arayışı olmuş, evet maalesef ne istediğimizi bilmeden yaşıyoruz bu hayatı. Ne istediğimizi anladığımızda da galiba iş işten geçmiş oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ölüm olmadıkça iş işten de geçmiş sayılmaz sanki... Yetmişlik, seksenlik insanların nice başarılarını gördükçe içimdeki umut artıyor aslında biraz.

      Sil
    2. Evet sizin bakış açınız da çok güzel ancak her şey zamanında güzel değil mi?

      Sil
    3. Sizi takibe almayı gözden kaçırmışım Hatice Hanım, yeni takibe aldım.

      Sil
  2. Ah ah artık insan hiç birşeyi kestiremiyor ve hayat bizi çok çabuk harcıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki... Hayatın acı ve gerçek parçası diyelim, bazı şeyleri yaşlanarak öğrenmesi gerekiyor insanın.

      Sil
  3. Tereddüd, insanı çaresiz bırakan en kurnaz düşmanıdır kişinin. Bu karalamalarınızı beğenerek okudum. Yazınızdaki tecrübeye dair söz, sanki tecrübeye biraz haksızlık ediyor gibi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açıkçası onu yazarken ben de şüpheye düştümi ileride belki yazımı okuyacak niceleri için kafa karışıklığı olmasın diye düzenleyebilirim de.
      Bunda bile tereddüde düşebiliyorsam demek ki:)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.