Eğitim | Yabancı Dil Öğreniminde Kart Sistemi

Yabancı dil öğrenme tekniklerine dair kendi fikirlerimi kaleme aldığım bu yazılar silsilemin en sevdiğim kısmına geldim. Yani asıl kısmına. Asıl tekniklere başladığım kısma da diyebilirim. Kart sistemini hepimiz duymuşuzdur az çok. Bu yazımda bu sistemden bahsedeceğim elimden geldiğince.

Kart sistemini sakın küçük görmeyin. Çoğu kişi bu yöntemi kullanarak yabancı dilini akıcı hale getirmiştir. Bu yöntem aslında bir nevi kendi kendimize bir yabancı dil kursu vermemiz gibi, hatta şöyle söyleyeyim; yabancı dilimi akıcı hale getireyim diye gittiğimiz kursların yapamadığını, onların veremediği eğitimi biz bu yöntemle kendimize bedavadan sağlamış oluyoruz. Hem de hiçbir ücret ödemeden. (En fazla kağıt-kalem masrafı olur ki o da büyük bir ihtimalle yanınızda vardır,) Hem ücretsiz hem de oldukça etkili kartlarla lisan öğrenme yönteminde tek altın kural hazır lisan kartları almak yerine o kartları kendimizin oluşturması olacaktır. Zira kendi emeğimiz bu işte daha etkili olacaktır.

    Peki nedir bu kartlar? Nasıl oluşturulur? Nasıl kullanılır? Kart sistemi nasıl olmalıdır? Şimdi, öncelikle kendimize bir hedef belirlemeli ve program oluşturmalıyız. Ben sizlere bu programın nasıl olması gerektiğini ve kartları nasıl oluşturabileceğinizi anlatmadan önce konuları ayrı ayrı başlıklara ayıracağım ve her birini ayrı başlıklar altında tek tek açıklayacağım. Ama ondan önce bu kart sistemi ile ilgili söylemek istediğim bir şey var. O da bu kart sistemini her alanda kullanabileceğimiz gerçeği. Yani aynı şeyi herhangi başka bir ders için de yapabilirsiniz. Ben gerek lise hayatım gerekse üniversite hayatım boyunca herhangi bir ders için bu sistemi uyguluyordum. Sınavlara çalışırken de çok işime yarıyordu. Kartların tek tek oluşturulması zahmetli gibi görünse de, kendi yönteminizi oluşturup kendi kartlarınızı ayarlamanız; hazır kart alıp çalışmaktan iki üç kat daha etkili, emin olabilirsiniz. Özellikle de görsel hafızası kuvvetli olanlar için oldukça etkili bir yöntem olduğunu söyleyebilirim.

    Size bir de şöyle bir örnek vereyim: Sınava bir gün kala çalışmayı planlamak herkese kolay gelir. Yani genel olarak ertelemeye alıştığımızdan böyle oluyor hep. Sınav zamanı film ya da dizi izleme isteği daha çok artar ve hep çalışmayı erteleriz. Mesela böyle bir öğrenci düşünün, son güne erteleyip, o günde de çalışması gerektiği halde çalışmadığını ve kopya hazırlamaya başvurduğunu hayal edin. O kopyaları hazırlarken küçük küçük kağıtlara oldukça küçük yazılar yazıyor ya; aslında o sırada görsel olarak çalışıyor, ama bunun bilincinde değil o anda. Öyle ki sınavda hiç o kağıtlara bakmasa da mutlaka gözünün önünde bazı kısımlar belirecek ve böylece yazdığı bazı bilgileri hatırlayacaktır. Hiç haberi yokken o son günde aslında çalışmış olduğunu anlayacaktır. İşte kart sistemi de buna benziyor. Yazıyoruz, ama aslında kelimeleri hatırlamak için yazıyoruz ve hiç farkında olmasak bile hem el hareketlerimiz hem de kağıtlara işlediğimiz o sözcükler görsel olarak beynimize işlenmiş oluyor. Bu da beynimizin ve hafıza sistemimizin mucizelerinden yalnızca biri. 

    Kart sistemine verdiğim önem dolayısıyla çalışırken hep bu sistemi kullanırım. Kartlarım bir zaman yeterince birikmiş oldukları için de hatisvearapca diye bir sayfa oluşturnuştum vakti zamanında. Kartlarımı bilgisayara aktarıp facebook ve instagram hesaplarımdan paylaşmaya böyle karar vermiştim. Sitemin facebook versiyonu da burada. Siz de katılmak isterseniz, beklerim. Hep beraber öğrenelim, eksikliklerimizi bu alanda hep beraber gidermiş olalım inşallah.


    >> Yabancı Dil Öğreniminde Kart Sistemi Nasıl Olur?

    Öncelikle istediğimiz boyutlarda karton ya da kağıt ayarlıyoruz. Bu kağıtları aynı boyutlarda olmak suretiyle çoğaltıyoruz. Klasik başlangıç yöntemi şöyledir: Bir kelimenin yabancı dildeki karşılığını kağıdın bir yüzüne, Türkçesini de kağıdın diğer yüzüne yazarız. Her gün bu yazdıklarımızı gözden geçiririz. Önce kağıdın ön yüzündeki yabancı kelimeye bakar, sonra da bu kelimenin Türkçe karşılığını hafızamızda canlandırmaya çalışırız. Eğer bulabiliyorsak, yani kelimenin Türkçe karşılığını hatırlayabiliyorsak, bildiğimiz kartları bir köşeye alırız. Cevabını bulamadıklarımızı da ayrı köşeye koyarız. Bir sonraki gün; önceliği cevabını bulamadıklarımıza veririz ve bu böyle devam eder. Artık tamamen ezbere bildiğimize emin olduğumuz kelimeleri de kullanım dışı edebilir, geri dönüşüme ayırabiliriz.

    Küçük yaştakiler için ise kağıdın diğer yüzüne Türkçesini yazmak yerine ona benzeyen bir resim çizilebilir. Mesela İngilizcedeki ağaç kelimesi için kartın bir yüzüne "tree" kelimesi yazılırken, diğer yüzüne de ağaç resmi çizilebilir. Bu diğerine göre biraz daha zahmetli, ama küçük çocukların görsel hafızalarını daha dinç tutan bir yöntem. Bu kartlar sayesinde dışarıda yürürken ne zaman bir ağaç görse "tree" kelimesi aklına gelecektir.

    Kelime kartları dışında, kendimize bir süre sonra artık gurup kartları da yapabiliriz. Mesela; cümle kartları, en çok kullanılan konuşma kalıpları kartları, fiil kartları, hukuk terimleri kartları, siyaset terimleri kartları, tıp terimleri kartları gibi birçok kart gurubu oluşturabilmemiz mümkün. Bu yöntemi, artık bir süre sonra o dilin hangi alanında kendimizi daha çok geliştirmek istiyorsak da uygulayabiliriz. 

    Yine bir süre sonra kartlarımızdaki kelime ya da ifade sayılarını çoğaltabiliriz. Mesela ilk günlerde bir kartı sadece tek bir kelime için ayırıyorsak, belli bir süre sonra bu sayıyı üçe, beşe, yediye, ona ve hatta on beşe de çıkarabiliriz. Ancak on beşten yukarısını pek tavsiye etmem. Kelimeler için en fazla on beş, kalıp ve ifadeler içinse en fazla beşe çıkmanızı öneririm. Ama tabii bu durum baya bir ilerleme kat ettiğimizde geçerli. 

    Belli bir sayıya çıkardığımız bu kelime ve kalıpları da numaralandırırken şöyle bir yöntem izliyoruz: Örneğin üç tane kelimeyi bir karta yazmamız gerekiyor. Bunlar "ağaç", "kalem" ve "kitap" kelimeleri olsun... Öğreneceğimiz dil İngilizce diyelim. Kartın bir yüzüne;

    1. Tree
    2. Pencil
    3. Book

    şeklinde alt alta sıralıyoruz ve aynı şekilde arka yüzüne de;

    1. Ağaç
    2. Kalem
    3. Kitap

    şeklinde sıralıyoruz ve böylece hangi numaranın hangi kelimeye gittiğini anlamış oluyoruz. Aynı yöntemi ters bir şekilde de uygulayabiliriz. Yani yazdıklarımızı önce İngilizcesine bakarak değil, önce Türkçesine bakarak da hatırlamaya çalışabiliriz. Bu durumda, ilk başta Türkçesini hatırlamaya çalıştığımız bir ifadeyi, daha sonrasında İngilizcesini hatırlamaya çalışmak için de kullanabiliriz.


    >> Kartlı Çalışma Sistemi Hangi Aralıklarla Uygulanmalı?

    Burada kartları oluşturma sürecimizden değil, kartlara çalışma sürecimizden bahsedeceğim. Kartlarımıza istediğimiz her yerde ve her zaman çalışabiliriz. Önemli olan, fırsat bulabildiğimiz ve hiçbir şeyle meşgul olmadığımız anlardır aslında. Mesela otobüs duraklarında beklerken, bir kuyruk ya da sırada beklerken, otobüste yolculuk ederken, hastanede sıramızı beklerken vs. hep bu tarz zaman dilimlerini kullanıp fırsata dönüştürebiliriz. 

    Önemli olan her gün o kartları elimize alabilmemizdir. Bunun için illa da belli bir programa ihtiyacımız yok, ancak dediğim gibi her gün hiç değilse bu bekleme aralıklarında ya da günün belli saatlerinde bir zaman dilimini seçip o kartlara vakit ayırabiliriz. Sesli bir şekilde okumasak da kartlara bakmamız dahi görsel hafızamızı çalıştıracaktır. Fakat işin telaffuz boyutu da düşünüldüğünde bu ibareleri dinlemede ve tekrar etmede oldukça yarar görüyorum.

    Hiç yorum yok:

    Blogger tarafından desteklenmektedir.