Öğren | Sınav Stresinden ve Ders Notu Kaygısından Kurtulma Yöntemleri



Daha önce etkili ders çalışma tekniklerinden bazılarına giriş yapmıştım. Baştan belirteyim öncelikle; bu yazım ilk olarak ortaokul ya da lise öğrencilerine (özellikle de lise öğrencilerine) tarafımdan ithaf olunur. Okuyan ve okuyacak olanların gözlerine ve yüreğine sağlık. İç huzur sizinle olsun (And may the Inner Peace be ever in your favor )

Dersleri tek tek ayırmaya kalkarsam iş çok uzun sürecek o yüzden ben direkt olarak yabancı dil dersleri odaklı konuşacağım (yani yazacağım), fakat ondan önce stresi yenme üzerine de bir girizgah paylaşacağım inşallah.

Öncelikle herkesin kendine has yöntemi olduğunu da belirterek kendi yöntemime geçmek istiyorum. Barış Özcan videolarını çok severim ve takip ederim. Belki daha önceden de belirtmişimdir ki nitekim ders çalışma teknikleri üzerine konuşurken onun videolarına da bir değinmiştim. Onun stresle başa çıkma yöntemleri ile ilgili şu videosunu izleyince 'aa dedim tam olarak benden bahsediyor' Şey... Yani tam olarak olmasa da videodaki çoğu yöntemi uyguluyorum, doğuştan, tamamen kendimden ve hiçbir baskı altında kalmadan. Videoda belirtildiğine göre stres ile başa çıkmanın en iyi yolu hiçbir şey yapmamak.

En son ki sınavımı hatırlıyorum, bir sözlü sınavdı, yani bir mülakattı. Mülakatta aşırı rahat olmam jüri üyelerini biraz kaygılandırmıştı. Yanlış anlamayın, aşırı rahat olmak derken tabii ki de saygısızlıktan bahsetmiyorum kesinlikle. Sordukları sorulara cevap verirken rahat olmam ve bilmesem de bilmediğimi direkt kolaylıkla söyleyebilmemden bahsediyorum. 

Burada bir şeyin daha altını çizmek gerekir. Stresten tamamen arınmış bir şekilde sınava girdiğiniz zaman illa ki o sınavdan en az 90 puan alacaksınız diye bir kaide yok. Aradaki farkı iyi bilmek lazım. Benim anlatmaya çalıştığım şey önce kendi benliğinizi rahatlatmanız ve deyim yerindeyse iç huzuru bulmanızdır.


Birinci yol, kendinle barışık olmaktır. Arapça dersine girdiğim öğrencilerim içinde sürekli sınav stresinden şikayet edenler vardı. Yabancı dil öğrenmekteki adımları bilmemekten kaynaklanan bir şey de olabilir diye düşündüm, ama hemen her ders için aynı şeyi hissettiklerini söylediler. Peki o zaman, diye düşündüm kendi kendime. Bunun da pek çok sebebi olabilir. Stresin pek çok sebebi olabilir. Peki bunu nasıl bulacağız? Stresin kaynağını nasıl yok edebiliriz?

Öncelikle şunu düşünmek gerekiyor: Neden? Neden stresli hissediyorum? Bu en çok başıma hangi zamanlarda geliyor? Eğer en çok sınav öncesi ve sınav anında stresliysem ben nerede yanlış yapıyorum? Zaten çalıştığım halde neden stresli oluyorum? 

Maalesef söylüyorum ki diyelim o sınava sular seller gibi çalıştınız, bir küçük stres bile en kolay soruyu karıştırmanıza yol açabilir. Bu örneklere de şahit oldum. Peki sınavda stres yapmamak için gerekli olan şey nedir? Çok kolay bir cevap veriyorum; hiçbir şey. Tam da Barış Özcan'ın videosunda bahsi geçtiği gibi; hiçbir şey yapma. Yani, düşünme, boş ver, kafaya takma, aldırma, kısacası; let it go

Peki aldırmamak için ne yapmamız gerekiyor? Önce kendi yöntemime dönerek anlatayım konuyu. Ben gerek sınav sürecinde gerekse iş arama sürecinde girdiğim önemli mülakatlar ya da sınavlardan en az bir kaç saat önce kendime hatırlatırım... Bu sınavdan kalırsam ne olacak? Bu sınava ne kadar değer veriyorum. Kafamda bir puanlama yaparım. O sınava ya da mülakata verdiğim değer kafamda belirlediğim puanlamada orta seviyeden düşükse hiç tasalanmam. Çünkü zaten pek de ihtiyacım yoktur. Ama diyelim ki öyle bir sınava giriyorum ki hayat memat meselesi. Örneğin; üniversite giriş sınavına giriyorum diyelim. Yine kafamdaki önem derecesine bakacağım ama öndan önce kendime şöyle bir şart koşarım. Hazırlıklarını tamamla şartı. Bu hazırlıkların içine her bir şey dahil olabilir. Örneğin, rehberlik eğitimi alırım, ya da sınav tekniklerine iyice odaklanırım ya da sıralama konusunu araştırırım ya da hedeflediğim üniversitedeki kontenjanlara bakarım vesaire ki zaten eğer o sınavın önem derecesi yüksekse bunları yapmışımdır. (Gerçi ben bunları da yapmamıştım ama neyse bu örneği vermeyelim şimdi.) O zaman birinci adım tamam, yani hazırlıklar tamam. E bu sırada puanlama da kafamda netleşmiş demektir. Yani o sınavın önem derecesi ben hazırlıklarımı tamamlarken aynı anda kafamda çoktan oluşmuştur.

Şimdi gelelim sınav süreci ve sonucuna. Süreci belirleyecek olan şey benim sonuç hakkındaki tahminim olacaktır ki buna bağlı olarak da zaten stres olgusu ya ortaya çıkacak ya da çıkmayacaktır. Eğer ben sınav sonucunun kesinlikle istediğim gibi olamayacağını düşünerek o sınava girmişsem, zaten sıfır bir geride başlamışım demektir ve haliyle de bu işin doğal bir sonucu olarak strese girmem an meselesidir. Ama sonuç ne olursa olsun dünyanın sonu değil, elalemin ne dediği umurumda bile değil, önemli olan benim kendi geleceğim ve seçimlerimdir (tabii ki ahlak çizgisi içerisinde), istediğim üniversiteyi tutturamasam bile nasipte varsa o da olur sonuçta ben gerekli önlemimi aldım ve gayretimi gösterdim, yani sonuçta tevekkülümü ettim; takdir ise Allah'tandır. İşte bu tür duygularla o sınava girdiğinizi bir düşünün... Sonuç ne olursa olsun aslında siz kazandınız. Ve sonuç ne olursa olsun kafam rahat olduğu sürece ben kazanacağım anlayışına sahipseniz sınavlarda kolay kolay stres yapmazsınız. 

Bu durumda öğrencilerim hemen hocam ama sınav notları da genel not ortalamasını etkiliyor diyorlar ve yerden göğe kadar haklılar. Veliler bir yandan, devamsızlık ve sınav haftaları bir yandan onların da stres yapmalarını anlıyorum, anlıyoruz. Ama az önce neyden bahsetmiştik, tevekkül etmekten? Bana öyle geliyor ki stresin çoğu başarmayı aşırı istediğimiz halde çok iyi çalıştığımızı düşünmediğimiz sınavlardan kaynaklanıyor ve bunun sonucu olarak korkuyoruz; korku ise stresi doğuruyor. Peki gireceğimiz sınava çok iyi çalışmadığımızı düşündüren şeyler nelerdir? Sebepleri sıralamadan önce şu soruları kendinize bir sorun;
  1. O sınavla ilgili konuların hemen hepsine çalıştın mı?
  2. Çalışırken sana en iyi gelen yöntemi uyguladın mı? (Yöntem meselesi dersten derse göre değişir)
  3. Sınava çalışmayı son ana bırakmayıp günü gününe not aldın mı? 
  4. Günü gününe not alamasan bile her hafta sonu o dersle ilgili genel bir tekrar yaptın mı?
  5. Tekrarlar yaparken not alıyor musun?
  6. Not alırken görsel zekanı kuvvetlendirecek şekilde özenli notcuklar oluşturuyor musun?
  7. Postit kullanıyor musun?
  8. Küçük hafıza kartları ile bilgilerini tazeliyor musun? 
  9. O ders ile ilgili materyallerden (internet, video vs.) faydalanıyor musun?
  10. Derste anlatılan bir konuyu ders sırasında anlayıp takip edebiliyor musun?
  11. Düzenli uyuyor musun? (Kerahat vakitlerinde uyumaktan bahsetmiyorum)
  12. Haftalık ya da günlük planlar çıkarıyor musun?
  13. Zamanını iyi yönetebiliyor musun?
  14. Sınava bir saat kala o sınav ile ilgili materyalleri ortadan kaldırıyor musun?
Eğer bütün bu sorulara cevabın koca bir "EVET" ise seni ayakta alkışlıyorum. Sen bunu hak ettin. 

Ve yine eğer bütün bu sorulara cevabın evet ise; o zaman stres de neymiş..... Kim tutar seni. Artık stresliysen bile zamanla yok olup gittiğini göreceksin. Bir de bu maddelere ekstra olarak doğuştan zihin kuvvetlendirici güçlü bir madde daha eklemem gerekiyor, o da şu;
  • Düzenli olarak Kuran okuyor ya da sure ezberlemeye çalışıyor ya da Kuran-ı Kerim okunduğunda kulak veriyor musun?
İnan bana, bu maddenin de hafızayı kuvvetlendirmede inanılmaz etkileri var. Hatta okuduğunuz surelerin meallerine de bakın, bunu tavsiye ederim. Üniversitedeyken çok ama çok heyecan yaptığım sınavlar sözlü olan Arapça Konuşma sınavları oluyordu, çünkü benim için önemi inanılmaz büyük olan imtihanlardı. Çok iyi bir şekilde çalışıp hazırlanmışsam o sınavda zaten kolay kolay heyecan yapmazdım, ama diyelim ki yine de heyecanlıyım, o zaman içimden ciddi bir dua eder ve en az üç defa ve de anlamını düşünerek Asr süresini okurdum. Çünkü o surede insanın hiçbir şey için dert etmeye bile hakkının olmadığı vurgulanıyordu bunu biliyor ve hissediyordum:
1- Asr´a yemin olsun ki,
2- İnsan mutlaka bir ziyandadır.
3- Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.
Tabii bunu Arapçasından okudukça içine daha da işliyor insanın. Yani durup düşünüyorsun. Yahu, ben dünyalık bir sınava giriyorum, diyorsun. Neyin tasası bu? Allah zaten hayırlı olanı bana nasip ederse öpüp başıma koyarım, diyorsun. Sonuç ne olursa olsun dünyanın sonu değil ki diyorsun. Her şer zannettiğimiz, bir hayır çıkabilir, her hayır sandığımızda da aslında şer olabilir, diyorsun. Ben zaten tevekkülümü ettim o zaman neyin tasası ki bu diye sorguluyorsun kendi kendine ve ilk emir olan oku emrine uydukça; o sureleri hem de manasını hissederek okudukça heyecanın tuzla buz oluyor. Kalbin eriyip gidiyor ve imanın bütün streslerin önüne geçiyor. Sonucu takmıyorsun bile artık. Kendini aşmış hissederek giriyorsun o sınava.



Yukarıdaki maddeleri harfiyyen uygulayanlar, işte o tevekkülü gerçekleştirenler oluyor. Bir de üzerine Allah'tan yardım dileyerek ve kutsal ayetleri okuyarak kendine bir kalkan sağlarsan oh ne âlâ. İşte o anları da çoğaltırsan ve bunu daima her sınavdan önce yaparsan hayat felsefen oluyor artık sen fark etmeden. Ve ondan sonra bakmışsın ki hiçbir şeyi takmamaya başlıyorsun. Taksan da 'bu da geçer yahu' demeyi öğreniyorsun. En güzel şeylerde de, en kötü anılarda da 'bu da geçer yahu' diyorsun. Peki bütün maddeleri uyguladın ve belki de Kuran ayetlerine de sığındı(ğını düşündü)n ama yine de yapamıyorsun o zaman şu adımları dene ki en önemli şeylerdir bunlar;
  1. Stres olgusu, senin yenmen gereken bir düşmanın değil, dolayısıyla ona savaş açmak zorunda da değilsin,
  2. Kendinle baş başa kalmayı dene, düşünüp dur demiyorum sadece rahatlamak için kendine bir fırsat tanı,
  3. Olaylara, durumlara ve sözlere bakış açını değiştir, algını geliştir ya da yeni baştan düzenle; işte o zaman okuduğun ya da dinlediğin Kuran-ı Kerim de sana lezzet verecektir, çünkü belki de daha önce öylesine okuyup dinlediğin bir ayeti bu kez daha büyük bir dikkatle takip etmişsindir.
Konumuz nereden nerelere kadar geldi... Ancak ilk başta kendimin, sonra da sizlerin kulağına küpe olabildiyse ne mutlu... Ha, ayrıca şöylece sonuca gelirsek yine hiçbir şey yapmamamız gerektiği kanısına varıyoruz ya aslında stres karşısında; işte ona tevekkül etmek kısmını eklediğimizde şöyle bir sonuç ortaya çıkacaktır: Gerekli olanı zaten yaptın, zamanında zaten önlemini aldın, o zaman şimdi hiçbir şey yapma, bu sınav anı senin için kritik olabilir ama en az bir saat o kitaptan ve notlardan uzaklaşarak tevekkül eylemini gerçekleştir, hazırlık evrelerini zaten bitirdin; şimdi de dinlenme zamanı sonucu karşımıza çıkıyor. Yani artık tek yapman gereken Allah'a güvenmek ve rahatlamak. Batının o kadar çok araştırıp, ince eleyip sık dokuyup bulmaya çalıştıkları cevabı zaten Kuran bize veriyor. ^-^

2 yorum:

  1. Hocam tavsiyeleriniz harika ben kendimden bildigim yöntem sevmek ve zamanında ilgi ile üzerinde durmak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevmek başı başına yöntem aslında :) yorum için teşekkürler...

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.